Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Oya Lale Özan Arslan tutuklandı; Ali Çağatay tahliye edildi; Timur Soykan’a beraat; Selahattin Günday’a Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltı
Oya Lale Özan Arslan tutuklandı
Gazeteci Oya Lale Arslan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 4 Eylül günü akşam saatlerinde tutuklandı.
Arslan, "yanıltıcı bilgiyi yayma" (TCK 217/A) ve “örgüt “propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarından gözaltına alınmıştı.
Gözaltı işlemi, Arslan'ın sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda gerçekleştirilmişti.
Arslan'ın ikametinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulmuştu.
Gazeteci Arslan, Youtube kanalında Erk Acarer'i konuk ettiği konuk ettiği program üzerine sosyal medyada iktidara yakın kişi ve hesaplar tarafından hedef gösterilmişti.
Gazeteci Selahattin Günday’a Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltı
Gazeteci Selahattin Günday, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında 10 Eylül günü İstanbul’da gözaltına alındı.
Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz, gözaltının sabahın erken saatlerinde Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gerçekleştirildiğini bildirdi. Ersöz, Günday’ın Jandarma Alay Komutanlığı’nda tutulduğunu ve ifade işlemlerine ne zaman başlanacağı konusunda kendilerine henüz bilgi verilmediğini belirtti.
Günday, Kozinoğlu'nun ölümünün ardından avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat ile görüşüp haber yaparak, Yursavut'un görüşlerini gündeme getirmişti.
Gazeteci Hakan Tosun'un öldürülmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı
Gazeteci ve video-aktivist Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025’te Esenyurt’ta sokakta dövülerek öldürülmesine ilişkin failler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten öldürme” (TCK 81) suçlamasıyla yargılandığı dava kapsamında savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. İddianamedeki suçlama doğrultusunda hazırlanan mütalaada, sanıkların eylemleriyle Tosun’un ölümü arasında bir sebep-sonuç ilişkisinin bulunduğu belirtilerek sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu aktarıldı.
Hakan Tosun’un öldürülmesine ilişkin davanın son duruşması 8 Temmuz’da Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Bu duruşmada mahkeme başkanı, esas hakkındaki mütalaanın celse arasında hazırlanması durumunda 22 Eylül’de görülecek duruşmada sanıklar hakkındaki hükmü açıklayacağını duyurmuştu.
Hakan Tosun’un hayati önem taşıyan baş bölgesinden yaralanması, yaralanmanın mahiyeti, vücudunda hedef alınan bölge, darbe sayısı ve yaralanma sonucunda ölümün meydana geldiğini hatırlatan savcı, sanıkların eylemleriyle ölüm arasında bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu kaydetti.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Timur Soykan beraat etti
Gazeteci Timur Soykan hakkında, CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ardından yaptığı iki sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) ve "suç işlemeye alenen tahrik etme" (TCK 214) suçlamalarıyla açılan davanın dördüncü duruşması 11 Eylül 2026 günü İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinde gördü.
Soykan’ın katılmadığı duruşmada avukatı Enes Hikmet Ermaner hazır bulundu.
Savcı, 16 Haziran 2026 tarihli ikinci duruşmada sunduğu esas hakkındaki mütalaasınını tekrar ederek Soykan’ın üzerine atılı her iki suçtan da cezalandırılmasını istedi.
Avukat Ermaner, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek müvekkilinin beraatını talep etti.
Mahkeme, her iki suçlama yönünden de Soykan’ın beraatına hükmetti.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Ali Çağatay tahliye edildi
Gazeteci Ali Çağatay, İBB yöneticisi Erhan Karaal’ın kaçırılmasıyla ilgili sosyal medya paylaşımı nedeniyle yaklaşık üç aydır tutuklu bulunduğu davada tahliye edildi.
Çağatay hakkında “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) ve “devletin kurum ve organlarını aşağılama” (TCK 301) suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması 10 Eylül 2026 günü İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Çağatay salonda hazır bulundu. Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu adına Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Güç de izledi.
Çağatay, savunmasında, paylaşımında "çok infial uyandıracak" bir ifade kullanmadığını belirtti. Savcılık, atılı suçlardan ceza talep etti ve tutukluluğun sürmesini istedi.
Mahkeme, Çağatay’ın tutuklu bulunduğu süreyi göz önünde bulundurarak tahliye edilmesine karar verdi.
Dava 1 Ekim 2026 gününe ertelendi.
Mehmet Şahin'in yeniden yargılandığı dava Kasım ayına ertelendi
Gazeteci Mehmet Şahin'in katıldığı toplantı ve basın açıklamaları, haber kaynakları ile yaptığı görüşmeler ve hazırladığı TV programları nedeniyle “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) iddiasıyla yeniden yargılandığı davanın sekizinci duruşması 8 Eylül 2026 günü Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada, Şahin ile avukatı Resul Temur hazır bulundu.
Şahin ile Temur, iddia makamının geçen celse cezalandırma yönünde sunduğu mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep etti.
Talebi kabul eden mahkeme, davayı 24 Kasım 2026 gününe erteledi.
Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım'ın "Cumhurbaşkanına hakaret" davası ertelendi
Siyasi Haber editörü Mehmet Murat Yıldırım hakkında, haberleri ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret" (TCK 299) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 8 Eylül 2026 günü Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmaya katılan olmadı. Dosya üzerinden görülen duruşma 2 Ocak 2027 tarihine ertelendi.
Yıldırım, davaya ilişkin Expression Interrupted'a yaptığı değerlendirmede "Sürgünde yaşayan bir gazeteci olarak, Türkiye'de hakkımda yürütülen bu tür yargılamalarla karşı karşıya kalmaya devam ediyorum. Hakkımda ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla açılan dava benim yokluğumda görüldü" dedi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
En az 20 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
Oya Lale Özan Arslan’ın tutuklanması ve Ali Çağatay’ın serbest bırakılmasının ardından, 11 Eylül 2026 günü itibarıyla Türkiye’de en az 20 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
