Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Komedyen Deniz Göktaş’a hapis cezası ve tahliye

Komedyen Deniz Göktaş’a hapis cezası ve tahliye

“Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisi gerekçe gösterilerek 88 gündür tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, iki suçtan hapse mahkum edildi. Mahkeme, Göktaş’ın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi

Komedyen Deniz Göktaş'ın “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi gerekçe gösterilerek “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suçu ve suçluyu övmek” suçlamalarıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 28 Eylül 2026 günü İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmada Göktaş ve avukatları ile davanın müştekisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı da hazır bulundu.

Göktaş savunmasına, “kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumundan getirildiğini belirterek başladı. 3 Temmuz’dan bu yana günlerinin güneş almayan, hiçbir tutuklu veya hükümlü ile iletişim kuramadan bir hücrede geçtiğini aktaran Göktaş, bu süreçte, yüksek güvenlik gerekçesiyle diğer cezaevlerinden farklı olarak ailesiyle haftada yalnızca 10 dakika telefonda konuşabildiğini kaydetti.

Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’ndaki gösterisinde bir komedyen olarak söylediği dört cümle sebebiyle 88 gündür tutuklu olduğuna dikkat çeken Göktaş, cümle başına 22 gündür yüksek güvenlikli hücrede tutulduğunu söyledi. Bir komedyen olarak cümlelerin etki gücünün bu kadar yüksek olduğunu görmekten gurur duyduğunu söyleyen Göktaş “Ama bir vatandaş olarak ülkemin ifade özgürlüğü sicili adına üzülüyorum” dedi. Başına gelenlerin işine olan inancını artırdığına vurgu yapan Göktaş, “Özgürlüğüme kavuştuktan sonra daha büyük bir heves ve özgüvenle yapmaya devam edeceğim. Tek kaygım, bu dava yüzünden sahneye çıkan insanların cesaretinin kırılması, daha fazla otosansüre yönelmeleridir” diye konuştu.

Yargılanmasına gerekçe gösterilen dört cümleyi “Ölü Deniz” gösterisinin videosundan önce, 197 kez sahnelerde söylediğini aktaran Göktaş, şöyle devam etti:“Ölü Deniz gösterisini birebir aynı şekilde, aynı cümleler ile ilk kez Ekim 2023’te Harbiye’de sahneye koydum. Son  kez de Haziran 2026’da yine Harbiye’de sahneledim. Yani ilk gösteriden son gösteriye kadar davaya konu olan bu dört cümleyi 198 kez, Türkiye’nin dört bir yanında 100 binden fazla biletli seyirci karşısında söyledim. Her seferinde kahkaha ve alkışla karşılandı. Türkiye’nin dört bir yanından binlerce insan, hapse girmemi gerektiren bir cümle görmediler. Bu 3 yıl boyunca duyduğum tek şikayet de insanların bilet bulmakta zorlanmasına dairdi. O da biletlerin hızlı tükenmesi sebeplidir.”

Dava konusu gösteriyi üç gün içinde milyonlarca kişinin izleyip paylaştığını, üzerine yayınlar yapılıp köşe yazıları yazıldığına dikkat çeken Göktaş, gündem olduktan sonra başlayan hedef gösterme kampanyasından bahsederek hakkında 185 CİMER şikayeti bulunduğunu hatırlatan Göktaş, şikayetlerin çoğunun operasyonel hesapların paylaşımlarındaki video kesitlerine dayanarak yapıldığını söyledi. Video ile de sınırlı kalınmadığını aktaran Göktaş şöyle devam etti: “Şikâyet eden insanların incindikleri ifadeyi anlamak için şikâyetlere tek tek baktım. 185 şikâyetten birisi ‘Selçuklu devletini salataya benzetiyor.’ Böyle bir suçlama yok iddianamede, savcılık neden dahil etmiş anlamadım. Bir diğeri ‘Şahsın Instagram takipçi sayısı 100 bin azalıp 200 bin artıyor. Bunları yapan bir dış lobi olabilir ancak’ diye şikâyet etmiş. Ama gerçekten beni üzen ve hiç abartmadan alıntılayacağım iki şikâyet var. Kin ve düşmanlığa tahrik ettiğim halkın bir kesiminden iki kişi idam edilmemi istemiş ve ‘Ben sınır dışı edilmesini ya da bu konuyla ilgilenirseniz idam edilmesini en kısa zamanda istiyorum’ demiş. Bir başkası ‘İdam olan bir ülkede infaz edilsin, teşekkür ederim’ demiş. Ondaki kin tüm Ortadoğu'ya yeter. Nefret inovasyonu yapmış. İdam cezası olmayan bir ülkesiniz ama elinizde idamlık komedyen var; diğer ülkede de idam cezası var ama kriminal komedyen yok. İdamlık komedyen ihracatı talep ediyor.”

Göktaş’ın avukatı Sinan Metin Aslan da müvekkiline atılı suçların unsurlarının oluşmadığına dikkat çekerek beraat ve tahliye talep etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı ise şikayetlerinin devam ettiğini belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme katılma talebini kabul etti. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Göktaş’ın iddianame doğrultusunda cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliye edilmesini istedi.

Mahkeme, Göktaş hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçundan 7 ay 15 gün; “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası verdi. Yargıç, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ilgili ise "suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen netice, sanığın kastı” gibi gerekçelerle Göktaş’ın 11 ay 20 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Cezaevindeyken Daltonlar çetesi ile ilgili şakası gerekçe gösterilerek tutuklandığı “suçu ve suçluyu övmek” suçundan ise beraatına hükmedildi.  Mahkeme, Göktaş’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak yurt dışı çıkış yasağı ile tahliyesine karar verdi.

Dava hakkında

Komedyen Deniz Göktaş hakkında, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin YouTube’da yayınlanmasının ardından 29 Haziran’da soruşturma başlatıldı. Yurtdışından döndüğü 2 Temmuz’da gözaltına alınan Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamalarıyla tutuklanarak Çorlu Karatepe Cezaevi’ne gönderildi. 28 Ağustos’ta tahliyesine karar verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan aynı gösteri nedeniyle bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandı; savcılığın tahliye kararına itirazı üzerine önceki iki suçtan da tekrar tutuklama kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 3 Eylül 2026 tarihli iddianamesinde Göktaş’ın gösterisindeki Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilişkin sözlerinin hakaret niteliğinde olduğu, “oruç tutan canlı bomba” başta olmak üzere bazı bölümlerin halkın bir kesimini din temelinde kin ve düşmanlığa tahrik ettiği ve Daltonlar çetesine ilişkin ifadelerin suçu ve suçluyu övdüğü öne sürüldü. Göktaş’ın üç suçtan cezalandırılmasının istendiği iddianame İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

 

 

Yukarı