Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Züleyha Müldür’e "örgüt üyeliği" suçundan 6 yıl 3 ay hapis

Gazeteci Züleyha Müldür’e

Duruşma takibi, gazete dağıtımı ve protestolara katılması da suçlama konusu yapılan ETHA muhabiri Züleyha Müldür, “örgüt üyeliği” suçlamasından 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı

CANAN COŞKUN, İSTANBUL

Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Züleyha Müldür’ün “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması 29 Eylül 2026 günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24’ün takip ettiği duruşmaya Züleyha Müldür ve avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, duruşma başlarken savcıdan esas hakkındaki mütalaasında bir değişiklik olup olmadığını sordu. Savcı da iddianame doğrultusunda cezalandırma istediği mütalaasını tekrar etti.

Züleyha Müldür esas hakkındaki savunmasında şunları söyledi: “Mütalaaya katılmıyorum. Bahsi geçen suçlamalar benim anayasal haklarımdır. Aynı zamanda gazetecilikten sosyalist ve feminist olmaktan gelen haklarımdır. Bunlardan dolayı cezalandırılmak isteniyorum. Bunlara katılmıyor ve beraatımı talep ediyorum.”

Müldür’ün avukatı Lokman Emen esas hakkındaki beyanında, dava konusu yargılamanın istihbari notla başladığını hatırlattı. Dosya kapsamında Müldür’ün demokratik haklarından gelen eylemlerinin suçmuş gibi değerlendirilerek bu aşamaya gelindiğini söyleyen Emen, dosyanın bunlarla kabartıldığını aktardı. Emen, dosyadaki sosyal medya taramalarının “sanal devriye” aracılığıyla toplandığını ancak polisin bu yetkisinin Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini, buna karşın bu yolla delil toplanmaya devam edildiğini söyledi. Emen, Anayasa Mahkemesi kararlarının yerel mahkemeler tarafından tanınmadığını belirterek bunun yasal zemini ortadan kaldırdığına dikkat çekti. Avukat Emen, davada aleyhe bir hüküm açıklanırsa bunun Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunacağını kaydederek müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep etti. Son sözü sorulan Müldür de beraat talebini yineledi.

Hükmünü açıklayan mahkeme Müldür’ün “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Dava hakkında

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ile Sosyalist Kadın Meclisleri’ye yönelik operasyonda gözaltına alınan Müldür 24 Ocak 2025’te tutuklandı.

Müldür, 25 Haziran 2025’teki ilk duruşmada yurt dışına çıkış yasağı ve haftalık imza şartıyla tahliye edildi. ESP, SGDF, Sosyalist Kadın Meclisleri, DİSK/LİMTER-İŞ ve Polen Ekoloji ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı’na yönelik 3 Şubat 2026’daki operasyonda Müldür yeniden gözaltına alındı ve adli kontrolle serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Müldür’ün de aralarında yer aldığı kişiler hakkında hazırladığı iddianamede, 24 Eylül 2024 tarihinde İstanbul Adliyesi’nde duruşma takip etmesi, Atılım gazetesinin kuruluş yıldönümü etkinliğine katılması ve gazetenin dağıtımını yapması, 2015 yılında IŞİD’in düzenlediği saldırı sebebiyle 33 kişinin yaşamını yitirdiği Suruç katliamı anmasına katılması suçlama olarak yer aldı. Müldür’ün belediyelere kayyım atanmasına yönelik protestoya katıldığı da iddia edilerek suçlama haline getirildi.

Davanın üçüncü duruşmasında dinlenen gizli tanık G.T, Züleyha Müldür’ü hatırlamadığını söylemişti. Gizli tanık G.T, etkin pişmanlıktan yararlanıp yararlanmadığı sorusunu da yanıtsız bırakmıştı.

Davanın Temmuz ayında görülen beşinci duruşmasında sonra savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, Müldür’ün iddianame doğrultusunda cezalandırılmasını istemişti.

Yukarı