Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Timur Soykan beraat etti

Gazeteci Timur Soykan beraat etti

Soykan, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından yaptığı paylaşımlar nedeniyle “dezenformasyon” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamalarıyla yargılanıyordu

TANSU PİŞKİN, İSTANBUL

Gazeteci Timur Soykan hakkında, CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ardından yaptığı iki sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) ve "suç işlemeye alenen tahrik etme" (TCK 214) suçlamalarıyla açılan davanın dördüncü duruşması 11 Eylül 2026 günü İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmaya Soykan katılmazken avukatı Enes Ermaner hazır bulundu.

Savcı, 16 Haziran 2026 tarihli ikinci duruşmada sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek Soykan’ın üzerine atılı her iki suçtan da cezalandırılmasını istedi.

Soykan’ın avukatı Ermaner ise, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek müvekkilinin beraatını talep etti.

Kararını açıklayan mahkeme, her iki suçlama yönünden de Soykan’ın beraatına hükmetti.

Ne olmuştu?

CHP'li belediyelere yönelik yürütülen operasyonların ardından X hesabından paylaşım yapan gazeteci Timur Soykan, 5 Temmuz 2025 tarihinde gözaltına alındı. Tutuklamaya sevk edilen Soykan, imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı.

27 Ekim 2025 tarihli "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "suç işlemeye alenen tahrik etme" suçlamalarıyla hazırlanan iddianamede, Soykan'ın iki sosyal medya paylaşımına yer verildi.

Savcılık, “Rejim, toplumu yolsuzluk operasyonlarına ikna etmek gibi bir derdinin kalmadığını ilan ediyor. Halka ‘Benim dışımda bir iktidarı seçemezsin. Esirimsin’ diyor ve darbe sürüyor. Halkın iradesi gasp ediliyor. Sandığın manası kalmıyor” şeklindeki paylaşımda rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlarla ilgili yürütülen soruşturmalara ilişkin "dezenformasyon içerikli gerçeğe aykırı beyanların” olduğunu iddia etti. Bu paylaşımın kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu öne sürdü.

Bir diğer paylaşımdaki "Halk ya bu baskıya boyun eğerek rejimin kölesi olacak, daha da yoksullaşacak ya da özgürlüğünü, haklarını, ülkesini savunacak" ifadelerini "suç işlemeye tahrik etme" suçu kapsamında değerlendiren savcı, şu ifadelere yer verdi: "Şüphelinin paylaşımı/paylaşımlarının okuyan kişileri etkilemeye elverişli olduğu, yapılan soruşturmalara karşın halkı sokağa çıkmaya teşvik, yasa dışı eylemlere sevk etme anlamı taşıyan kışkırtıcı paylaşım içerikleri, söyleyiş ve yayın şekli nazara alındığında söz konusu paylaşılan tweetlere ulaşılmasına şüpheli tarafından engel konulmadığı, söz konusu paylaşımlara ulaşmak isteyen kişi ve kişilerce ulaşılabileceği, bu sebeple aleniyet unsurunun gerçekleştiği...”

Davanın ilk duruşması 16 Nisan 2026’da görüldü. İkinci duruşmanın yapıldığı 16 Haziran 2026’da savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı,

5 Temmuz 2025’te yapılan, “Rejim, toplumu yolsuzluk operasyonlarına ikna etmek gibi bir derdinin kalmadığını ilan ediyor. Halka ‘Benim dışımda bir iktidarı seçemezsin. Esirimsin’ diyor. Halk ya bu baskıya boyun eğerek rejimin kölesi olacak, daha da yoksullaşacak ya da özgürlüğünü, haklarını, ülkesini savunacak”, “Darbe sürüyor, halk iradesi gasp ediliyor. Sandığın manası kalmıyor” paylaşımlarının suç teşkil ettiğini iddia etti. Ayrıca savcı Soykan’ın paylaşımlarının endişe, korku ve panik yaratmaya elverişli olduğunu, halkı sokağa çıkmaya ve yasadışı eyleme sevk edici olduğunu öne sürdü.

Mütalaada, Soykan’ın “suç işlemeye tahrik ettiği” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı” gerekçeleriyle cezalandırılması talep edildi.

Yukarı