Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gazeteci Pınar Gayıp ilk duruşmada tahliye edildi

Gazeteci Pınar Gayıp ilk duruşmada tahliye edildi

“Örgüt üyeliği” suçlamasıyla yedi ayı aşkın süredir tutuklu bulunan Gayıp’ı yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye eden mahkeme davayı 7 Aralık’a ertelendi

CANAN COŞKUN, İSTANBUL

Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Pınar Gayıp hakkında Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nin (ESP) geçtiğimiz yılki kuruluş yıldönümünde “toplum içinde ses getirebilecek eylem ve etkinlik düzenlenebileceği” gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” (TCK 314) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 14 Eylül 2026 günü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Pınar Gayıp ve avukatları hazır bulundu. Duruşmayı gazeteciler ve Gayıp’ın yakınları da izledi.

Savunmasına kendisiyle dayanışan gazetecilere teşekkür ederek başlayan Gayıp, “Bizden susmamız isteniyor, susmadığım için yargılanıyorum” dedi.

Gayıp savunmasına şöyle devam etti: "Yıllardır oturduğum adres bellidir. Ev baskını sırasında yaşadığım mahalle ve binada neredeyse OHAL ilan edildi. Evimin hücre evi olduğu iddia edildi. Kadın polisler beni tamamen çıplak bırakarak izlemek istediler. Benimle birlikte tuvalete girdiler. 40 yaşındayım, bu yaşıma kadar böyle bir davranışa maruz kalmadım. Savcı yüzü görmeden tutuklandım. Mahkeme de 1-2 dakika sürdü, hızla tutuklandım. 7 aydır aylık tutukluluk incelemelerinde neyle suçlandığımı anlamak için bekliyorum.”

“Talimat sonucu tutuklandığını” söyleyen Gayıp, aylar sonra hakkında hazırlanan 5 buçuk sayfalık iddianamenin de itirafçı beyanlarından oluştuğunu ifade etti. Gayıp, bu beyanların hepsinde kendisinden gazeteci olarak bahsedildiğinin altını çizdi: “Mustafa Bozali isimli ihbarcının beyanlarına yanıt vermek istiyorum sadece. Kendisini tanımam. O beni tanıyormuş, bu da normal çünkü gazeteciyim. ESP’liler bu kişinin ifadeleriyle tutuklamalar yaşanabileceğini aylar önce söylemişti. Bu kişi çocuk istismarı suçundan partiden atılmış, yurtdışında çetelerle iş birliği yapıp Türkiye’ye dönmüş ve şu anda da tutuklu bulunuyor. Bugün çocuk istismarcısının beyanları sebebiyle buradayım ve bu yüzden gazeteciliğimi anlatıyorum.”

Gayıp, itirafçı tanık ifadeleri aracılığıyla gazetecilerin hizaya sokulmaya çalışıldığını belirterek bunun en bariz örneğinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik dava olduğunu anımsattı. Kendi dosyasında 10 tane itirafçının beyanı olduğunu aktaran Gayıp, “Diğer 9 itirafçı da benim ETHA’da çalıştığımı söylemiş. 10 yıldır ETHA’da çalışıyorum ve yargılandığım davalarda bu ajansta çalıştığımı ispat etmeye çalışıyorum” dedi.

“Cumartesi Anneleri’nden Emine Ocak’ın cenazesine katılma” suçlaması

ETHA’nın tarafsız olmadığını, işçilerden ve emekçilerden yana bir kurum olduğunu aktaran Gayıp, bu sebeple hedef alındıklarını söyledi. ETHA çalışanlarının kendisi tutuklandıktan sonra serbest bırakılması için açıklama yaptıklarını hatırlatan Gayıp, bu açıklamaların da kendisi için suçlama haline getirildiğini kaydetti ve şöyle devam etti:

“Çok şaşırdığım suçlamalardan biri de Cumartesi Anneleri’nden Emine Ocak’ın cenazesine katılmak. Cumartesi Anneleri’nden Berfo Ana, Erdoğan tarafından kabul edilmişti. Gözaltında kaybedilen oğlu Cemil Kırbayır’ın kemiklerinin bulunacağı sözü verilmişti. Buna rağmen ben başka bir Cumartesi Annesi’nin cenazesine katıldığım için suçlanıyorum. Üstelik gazeteci olarak katılmıştım bu cenazeye. Haber takip etme zorunluluğum olmasaydı da katılırdım. Cenazeye katılma çağrısı da yaptım.”

Siyasi bir ideolojiye sahip olmanın Anayasal hakkı olduğunu vurgulayan Gayıp, bunun suçlama konusu edilemeyeceğini söyledi. Gayıp, sosyal medya hesaplarının da herkese açık olduğunu belirterek isteyen herkesin kendisine ulaşabileceğini aktardı. Yaptığı haberleri sosyal medya hesaplarında paylaştığını ve yaygınlaştırdığını kaydeden Gayıp, “Dosyamda bunlar sanki özel bir çabayla bulunmuş gibi yansıtılmış. Bunlar suç değil, hayatın olağan akışına da uygun bir durum” dedi. Gayıp, üzerine atılı suçlamaları reddederek tahliyesini ve beraatını talep etti.

Tanıklar dinlendi

Pınar Gayıp’ın savunmasından sonra cezaevinde bulunan bir tanık Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi. Tanık, Gayıp’ın ETHA’da çalıştığını, onu en son 12 Mart Gazi Mahallesi katliamı anmasında fotoğraf çekerken gördüğünü söyledi. Mahkeme başkanı, bunun üzerine Gayıp’ın örgütle bir bağlantısını bilip bilmediğini sordu. Tanık da bir kez daha Gayıp’ı yalnızca fotoğraf çekerken gördüğünü söyledi.

Daha sonra Mustafa Tezel isimli bir tanık duruşma salonunda ifade verdi. Tezel, Gayıp’ı tanımadığını, hayatında ilk defa gördüğünü, dosyada olan beyanının da kendisine ait olmadığını söyledi.

Tezel’den sonra yine SEGBİS aracılığıyla “Berfin” takma isimli gizli tanık ifade verdi. Gizli tanık Gayıp’ı 2015-2017 yılları arasında İstanbul’da faaliyet yürüttüğü sırada tanıdığını söyledi. Gayıp’ın o dönemde ETHA’da görev yaptığını, onu ESP’nin eylem ve etkinliklerinde gördüğünü söyledi. Gayıp’ın gazetecilik yaptığını aktaran tanık, Gayıp’ı 2016 yılında “kadınlara yönelik ideolojik eğitimde gördüğünü” söyledi. Gizli tanık, mahkeme başkanının sorularına “Detaylı bilgiler ifademde yer almaktadır” diye yanıt verdi.

Savcı tutukluluk halinin devamını istedi

Daha sonra duruşma savcısından Gayıp’ın tutukluluk haline ilişkin görüşü soruldu. Savcı, Gayıp’ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Gayıp’ın avukatlarından Emine Özhasar, tanıkların da müvekkilinin gazeteci olduğunu söylediğini tekrarladı. İddianamede müvekkiline yöneltilen suçlamayla ilgili somut tek bir delil olmadığını aktaran Özhasar, soruşturmanın nasıl başladığına ilişkin bilgiler verdi. Özhasar, soruşturma aşamasında onlarca kişinin bir ihtimal üzerine tutuklandığını kaydederek, tutukluluk aşamasındaki taleplerinin reddedildiğini hatırlattı. Özhasar, ETHA’nın yaklaşık 10 yıldır devletin vergisel denetiminden geçtiğini anımsatarak, iddianamenin yarısından fazlasının ETHA’da çalışmanın suç haline getirilmesinden oluştuğunu söyledi.

Dosyada yer alan fotoğrafların hepsinde Gayıp’ın boynunda fotoğraf makinesi olduğunu kaydeden Özhasar, etkin pişmanlıkla verilen beyanların hükme esas alınamayacağına ilişkin Yargıtay kararlarından da bahsetti. Dosyadaki HTS kayıtlarında Gayıp’ın örgütlü suçlardan hakkında işlem yapılmış 327 kişiyle irtibatı bulunduğu suçlamasıyla ilgili de “Benim kayıtlarıma bakılsa belki bin kişi çıkar. Bu verinin bir anlamı yok, çünkü bir kişinin örgütlü suçlardan işlem görmesi suç değildir. Bu işlemin sonucunun ne olduğuna ilişkin de bilgi verilmemiştir” dedi.

Mahkeme başkanı beyanların tamamlanmasından sonra ara kararı açıklamak için kısa bir ara verdi. Aradan sonra kararını açıklayan mahkeme, yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak Gayıp’ın tahliyesine karar verdi. Dava 7 Aralık 2026 tarihine ertelendi.

Dava hakkında

Pınar Gayıp, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 3 Şubat 2026 sabahı 22 kentte düzenlediği operasyon kapsamında gözaltına alındı. 5 Şubat’ta İstanbul Adliyesi’ne getirilen edilen Gayıp, 56 kişiyle birlikte tutuklanması istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Gayıp’ın da aralarında bulunduğu 47 kişi hakkında “delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma ve saklanma şüphesi” gerekçeleriyle tutuklama kararı verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Pınar Gayıp’ın “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılması talep edildi. Savcılık, Gayıp’ın MLKP ile bağlantılı olduğunu ve örgüt içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürdü. İddianamede, Gayıp’ın ETHA’daki çalışması, örgütün açık alan yapılanmalarıyla ilişkilendirilen faaliyetleri, çeşitli eylem ve anmalara katılması, iletişim kayıtları, para transferleri ve dijital materyalleri suçlamaya dayanak olarak gösterildi.

İddianamede 10 kişinin etkin pişmanlık kapsamında daha önce farklı soruşturmalarda verdiği ifadeler de yer aldı. Bu kişilerden bazıları Gayıp’ı ETHA’da çalışan ve “sorumlu” konumda bulunan kişi olarak tanımlarken, bazıları Gayıp’ın MLKP ile bağlantılı olduğunu ve çeşitli örgütsel faaliyetlere katıldığını öne sürdü. Bir tanık ise Gayıp’ın çevrimiçi bir toplantıya katıldığını belirtti. Bu toplantıya ilişkin incelemede, tanığın telefonunda bulunan Google Meet ekran görüntülerinden birinde “Pınar” adının görüldüğü aktarıldı. Savcılık, toplantıda örgütsel faaliyetlerin konuşulduğunu ileri sürdü. Ancak iddianamede Gayıp’ın toplantıya katıldığına veya toplantı sırasında ne söylediğine ilişkin başka bir kayıt ya da içerik belirtilmedi.

Savcılık, Gayıp’ın ETHA’da muhabir olarak çalışmasını, ETHA’nın sosyal medya hesaplarında örgütün çağrı ve açıklamalarının yayımlanmasını, ajansa ait basın kartını taşımasını ve telefonundan ETHA hesabına giriş yapılmasını da “örgüt üyeliği” iddiası kapsamında değerlendirdi. Gayıp’ın çeşitli eylem, cenaze ve anmalara katıldığı da iddianamede örgütsel faaliyetlere katılım kapsamında ele alındı.

İddianamede ayrıca Gayıp’ın terör suçlarından işlem gören 327 kişiyle iletişim kaydı bulunduğu belirtildi. Telefon incelemesinde Telegram uygulamasında bir grupta bulunduğu ve ETHA adına bilgilendirme mesajı gönderdiği, telefonunda ETHA adına düzenlenmiş basın kartı ile “Atılım Gazetesi” yazılı önlükle çekilmiş fotoğraf bulunduğu aktarıldı. MASAK kayıtlarında ise farklı kişilerle para transferleri tespit edildiği belirtildi.

Bununla birlikte iddianamede, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesine ilişkin değerlendirmede “herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanmadığı” ifadesine de yer verildi. Savcılık ise diğer delillerle birlikte Gayıp’ın MLKP ile organik bağ içerisinde ve örgüt hiyerarşisi dahilinde hareket ettiği kanaatine varıldığını belirtti.

İddianamenin sonuç bölümünde Gayıp’ın cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamı talep edildi. Ayrıca dosyanın Gayıp’ın aynı mahkemedeki başka bir dava dosyasıyla birleştirilmesi istendi. Mahkeme de iddianameyi kabul ederek dosyayı bahsedilen dosya ile birleştirdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarı